Cinsel sorunlarda hipnoz tedavisi
-Hipnozun büyü, sihir yada doğa üstü hiçbir yönü yoktur
-Cinsel sorunlarda hipnoz mucizesi
-Hipnoz kolaylaştıran bir araçtır
-Hipnoz uyku değildir
-Herkes hipnoza giremeyebilir
-Hipnozdan çıkamama gibi bir durum söz konusu değildir
-Vajinismus ve erken boşalmada hipnoz kullanılabilir
-Cinsel terapide hipnozun avantajları
-Vajinismusta hipnoz ve hipnoterapi
-Erken boşalmada hipnoz ve hipnoterapi
-Kadınlar hipnoza daha yatkın oluyor
-Otohipnoz (kendi kendine hipnoz) nedir?
-Hipnozun yan etkisi yoktur
-Cinsel sağlık, mutluluk ve başarı içimizde gizlidir
-Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin adres ve telefonları
Erken boşalma, iktidarsızlık, vajinismus, cinsel isteksizlik vb.
cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde yıllardır başarıyla
kullanılan ve tüm dünyada modern tıp tarafından yaygın olarak
başvurulan yöntemlerden biri olan hipnoz hakkında, anket
çalışmalarıyla Türkiye’de gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü
Derneği – CİSED bir basın açıklaması yaptı.
Hipnozun büyü, sihir yada doğa üstü hiçbir yönü yoktur
Cinsellikte olduğu gibi hipnoz hakkında da yalın, doğru ve bilimsel
olanı aktarmak ve hipnoz hakkındaki yanlış bilgilenmeyi düzeltmek
için basın açıklaması yaptıklarının altını çizen CİSED Başkanı
Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Kamuoyunda cinsellik kadar olmasa
da çok ilgi çeken, merak uyandıran; buna karşı hakkında bilinenlerin
hemen tümünün yanlış olduğu başka bir konu da hipnozdur. Söz, bakış,
hayal gücü yada bazı yardımcı nesneler kullanılarak telkin vb.
tekniklerle oluşturulan; kişinin duygu, düşünce, algı ve bellek
işlevlerinde değişikliklerin gerçekleştirilebildiği çok özel bilinç
durumuna hipnoz diyoruz. Hipnoz tamamen beynin doğal ve normal
işlevlerinden bir tanesidir. Hipnozun büyü, sihir yada doğaüstü
hiçbir yönü yoktur. Hipnoz sadece gevşeme ve rahatlama aracı
değildir. Hipnoz bilinçaltına açılan bir kapıdır. İyi bir cinsel
terapist bu kapıdan içeri girer ve cinsel hastalıklara, kötü
huylara, alışkanlıklara yol açan ve çocuklukta oraya yerleşmiş
yanlış bilgileri, inançları, düşünceleri, algılamaları bulur ve
değiştirir. Ayrıca eğitim almış hipnoz uygulayıcılarına hipnozitör,
hipnozla cinsel terapi veya psikoterapi yapan terapistlere ise
hipnoterapist denir. Hipnozun tedavi amacıyla kullanımına veya
hipnoz altında yapılan terapiye ise hipnoterapi denir” dedi.
Cinsel sorunlarda hipnoz mucizesi
Özellikle psikolojik kökenli cinsel işlev bozukluklarının
tedavisinde, hipnozun son derece etkili yöntem olduğunu söyleyen
CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Yıllardır
cinselliği bir tabu sayan, ayıp, yasak ve günah kavramları
tarafından kuşatan ve konuşamayan Türk insanı, artık cinsel
sorunları olduğunu kabul ediyor ve çözmek için yeni çareler arıyor.
Hipnozun tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en yaygın
kullanıldığı alanlardan biri de erken boşalma, iktidarsızlık,
vajinismus, cinsel isteksizlik vb. cinsel işlev bozuklarıdır” dedi.
Hipnoz kolaylaştıran bir araçtır
Hipnozun cinsel terapide kullanılan araçlardan biri olduğunun altını
çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Cinsel terapi
seansları sırasında kullandığımız tıbbi bir girişimlerden biri olan
hipnoz; tek başına mucize yaratmaz. Çünkü hastayı iyileştiren bizzat
hipnozun kendisi değil, hipnoz sırasında uyguladığımız değişik
tedavi yöntemleridir. Yani, hipnoz cinsel terapide çok işe yarayan
ve kolaylaştıran bir tedavi aracıdır. Bu anlamda hipnozu bir
şırıngaya benzetmek mümkündür. Nasıl ki şırınga, iyileşmek için
hastanın gereksinim duyduğu çeşitli ilaçları uygulamak için
kullanılan bir tedavi aracı ve hastayı iyileştiren şey şırınga değil
de içindeki ilaçlar ise; aynı şekilde hastayı iyileştiren şey bizzat
hipnozun kendisi değil; hipnoz sırasında uygulanan değişik tedavi
yöntemleridir” dedi.
Hipnoz uyku değildir
Hipnozdaki kişinin uyanık olduğunu, hipnozitörün yani hipnoz
uygulayan kişinin tüm sözlerini duyduğunu, anladığını ve hatta
yargılayıp sorulara yanıtlar bile verebildiğini söyleyen CİSED Genel
Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Dıştan bakıldığında
hipnozdaki kişi çok rahat ve huzurlu bir şekilde uyuyor gibi
göründüğünden yüzyıllardır, hipnozun bir uyku olduğu yanılgısı
yerleşmiş olarak sürmektedir. Oysa hipnoz bir uyku değildir. Hipnoz
artmış bir farkındalıktır. Hipnoz, kişinin gönüllü isteğiyle, hipnoz
uygulayan kişinin direktifleri doğrultusunda dikkatini toplaması,
gevşemesi ve yoğunlaştırması ile gerçekleşen bir durumdur. Dolayısı
ile hipnoza girmek istemeyen kişi dikkatini yoğunlaştırmayacağı ve
direktiflere uymayacağı için isteği dışında hipnoza sokulamaz.
Hipnoz sırasında kişinin kontrolü tamamen kendi elindedir. Biz
cinsel terapide başta Ericksonian Hipnoz olmak üzere değişik hipnoz
tekniklerini kullanıyoruz. Kişi, hipnozitörün söylediği her şeyi
dinler, anlar, değerlendirir ve istemediği hiçbir şeyi söylemez,
istemediği hiçbir şeyi de yapmaz. Eğer, hipnoz uygulayan kişi,
hipnozdaki kişiden söylemek istemediği gizli sırlarını söylemesini
yada onun ahlaki ve sosyal değerlerine aykırı bir şeyi yapmasını
isterse kişi bunu kabul etmez daha da zorlanırsa hipnozdan çıkar”
dedi.
Herkes hipnoza giremeyebilir
Herkesin hipnoza girmesi mümkün olmadığının altını çizen CİSED
Başkanı Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Kimi insan hiç hipnoza
giremezken, kimileri çok kolay kimileri ise çok zor hipnoza
girerler. Kişilerin hipnoza girebilme düzeyine hipnoza yatkınlık
adını veriyoruz. Hipnozun gerçekleşmesinde zeka, algılama,
değerlendirme, hayal gücü ve konsantrasyon çok önemlidir. Bu nedenle
de bu işlevlerin düzeyleri hipnoza yatkınlığı belirlemektedir.
Hipnoza yatkınlık, bireyin kişilik özelliklerine, bilişsel
işlevlerinin düzeyine ve içinde bulunduğu ruhsal durum yada varsa
ruhsal hastalığının niteliklerine göre farklılıklar gösterir.
Örneğin, dikkat ve algılamanın ciddi düzeylerde yetersiz olduğu yada
bozulduğu zeka geriliği olan kişilerin, ağır depresyon ve bunama
hastalarının hipnoza girmeleri çok mümkün değildir. Yine
karşısındakine güvenmeyen, her an kontrolü elden kaçırma yada zarar
görme endişesi yaşayan, kuşkucu, aşırı titiz ya da başkalarından
direktif almayı kabullenemeyen paranoid, obsesif ve narsisistik
kişilik özellikleri olan kişiler hipnoza çok zor ve yüzeysel
girerler. Zeki, hayal gücü kuvvetli, kolayca dikkatini
yoğunlaştırabilen kişiler; hipnoza çok kolay girer, kolayca
derinleşebilir ve cinsel sorunlarına çok daha kısa sürede çözüm
bulabilirler” dedi.
Hipnozdan çıkamama gibi bir durum söz konusu değildir
Hipnoza alınan herkesin seans sonunda hipnoz uygulayan kişinin
direktifleriyle hipnozdan çıkabileceğini ifade eden CİSED Genel
Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Diyelim ki hipnoz
sırasında hipnozitör çeşitli nedenlerle kişiyi hipnozdan çıkartmadan
odadan ayrıldı. Hipnozitörün uzaklaştığı süre ve mesafeye bağlı
olarak bir süre sonra hipnoz kendi kendine sona erer. Yani hipnozdan
çıkamama gibi bir durum söz konusu değildir. Ayrıca iyi ve tecrübeli
bir hipnozitör televizyon başında izleyenleri veya telefonda karşı
taraftakini hipnoz yapabilir. Hastanın hipnoza girmek için
hipnozitöre ihtiyacı vardır, ancak çıkmak için ihtiyacı yoktur”
dedi.
Vajinismus ve erken boşalmada hipnoz kullanılabilir
Hipnozla cinsel sorunların tedavisinde hastalığın öznelliğine ve
hastanın durumuna göre seansların 10-12 seansa kadar
uzayabileceğinin altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.
A.Cem Keçe; “Hipnozla en kolay tedavi edilen cinsel sorunların
başında erken boşalma ve vajinismus, en zor tedavi edilenlerin
başında ise cinsel kimlik bozuklukları gelmektedir. Hipnoz cinsel
yaşamın renklendirilmesinde de büyük yarar sağlayabilir. Cinsel
isteksizlik duyanlar, korku nedeniyle ve acı nedeniyle ilişki
kuramayan vajinismuslu kadınlar, erken boşalıp partnerini tatmin
edemediği için suçluluk duyan erkekler, cinsel terapide hipnozun
kullanılmasıyla çok daha kolay bir şekilde normale dönebilirler.
Ayrıca hipnoz iktidarsızlığın cinsel terapisinde çok yoğun olarak
tercih edilmektedir. Hipnoz ve hipnoterapi ile, ego desteklenmesi,
fantezi modellemesi, gelecekle ilgili projeksiyonlar yapılması,
paradoks etki ile kontrol duygusunun hastaya daha güçlü olarak geri
verilmesi vb. çalışmalar cinsel terapide yer almalıdır.” dedi.
Cinsel terapide hipnozun avantajları
Cinsel terapide hipnozun kullanılmasının cinsel terapistin işini
kolaylaştırdığını söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist
Psk. Gülüm Bacanak; cinsel terapide hipnozun avantajlarını şu
şekilde anlattı: “Hipnoz eş/partner olmadan bireysel olarak hastaya
uygulanabilir. Çünkü tek gelen veya beraber çalışmak istemeyen eşi
olan veya cinsel terapistin eşsiz çalışmayı seçtiği durumlar için
nispeten çok az tedavi seçeneği bulunmaktadır. Hipnoz bilinçdışında
yatan çatışmaların, geçmişteki olaylara ilişkin çözümlenmemiş
duyguların ve bilinçli zihnin ötesindeki faktörlerin keşfini
hızlandırır. Örneğin, birçok vajinismus hastası ensest ve cinsel
tacizin olmadığı bir ilk cinsel deneyimden bahseder. Sonra her
nasılsa, hipnoz yoluyla küçük yaşlarda yaşanmış bir cinsel taciz
olayı ortaya çıkarılır. Çoğu zaman, hastanın sınırlı bilinçli
farkındalığı veya bilinçli farkındalığının olmadığı durumlarda,
vajinismus, hastayı korkudan koruyor olabilir veya geçmişteki bir
hatayı cezalandırıyor olabilir veya eşe karşı öfkeyi yansıtıyor
olabilir. Kendi kendine hipnozu öğrenmek (otohipnoz), hastanın
kendini kontrol ettiği hissini güçlendirir, stres, endişe, korku ve
kaygılarını azaltır. Hipnozda cinsel imgelem yolu ile cinsel
ihtiraslar arttırılabilir. Hastalar hipnoz seansları ile
kendilerinin yapamadıkları şeyleri hipnozun onlara yaptıracağına
inanırlar ve değişim gerçekleşir. Yani hipnoz, kişisel yeterlilik
duygusunun arttırılması, umut ışığı yakma ve güven amacı ile
uygulanabilir. Çünkü çaresizliğe kapılma, cinsel terapilerde
üzerinde sıkça durulan bir konudur. Çoğu vajinismus hastası,
hayatlarında asla cinsel birleşme yaşayamayacaklarına inanırlar. Ama
hipnozun gücü bu inancı değiştirebilir. Hastalar kollarının istem
dışı bir şekilde havaya kalktığını gördüklerinde, hipnozun onların
istediği değişikliği gerçekleştireceğine ilişkin inançları da artmış
olur. Hipnoz sürecinde uygulanan el anestezisi sonucunda acı
hissetmeden iğnenin ellerine batabildiğini gören hastalar, fark
ettiklerinden çok daha fazla bir potansiyellerinin olduğunu ve bu
potansiyellerindeki gücün onların cinsel ilişkiye girme azimlerini
arttıracağına ve orgazm yaşatacağına çok rahatlıkla ikna
olabilirler. Hipnoz sıkıntı veren duyguların azaltılmasına ve
istenen duygu durumlarının arttırılmasına yardım olur. Sembolik
imajinasyon teknikleri, genellikle hastaların bastırılmış
duygularını evlilik ilişkilerine zarar vermeden serbest
bırakmalarına olanak sağlar. Örneğin vajinismus hastaları,
kendilerini bir duvarı yıkmaya veya parçalamaya çalışırken hayal
ederken, farkında olmadan vajinismusa neden olan endişe, korku ve
kaygılarını da ortadan kaldırmakta ve onlarda olumsuz duygular
yaratan eski aile mesajlarını yok etmektedir. Suçluluk duygularını
bir balona yerleştirip uçup gitmesini seyretmeyi hayal etmek de bir
diğer örnektir. Kronik yorgunluk rahatsızlığı olan kişiler ise kendi
kendine hipnoz sırasında bir enerji patlaması veya sessiz bir yere
kaçma gibi imajinasyonlar yapabilirler. İkincil vajinismus
tedavisinde, hipnotik yaş geriletme (regresyon) olumlu cinsel
duyguların tekrar yaşanmasına veya geri gelmesine yardımcı olabilir.
Örneğin, çiftler duyusal odaklanma egzersizleri sürecinde, ne
olduklarını bilmedikleri görüntüler veya neden olduğunu bilmedikleri
düşünceler yaşadıklarını belirtirler. Hipnoz yardımıyla, kişiler bu
olaya geriletilir ve şu telkin verilebilir “her ne düşünüyorsan,
hissediyorsan, gözünün önüne ne geliyorsa şimdi yüksek sesle söyle.”
Hastalar genellikle detaylarını hatırlayamadıkları deneyimleri bu
şekilde bulabilirler. Hipnoz ve kendi kendine hipnoz, kişinin
dikkatini odaklandırabilmesini ve duygusal farkındalığını
arttırabilmesini sağlarken bununla birlikte uyarılma ve zevk almayı
da arttırabilir. Hipnoz teknikleri aynı zamanda, sözel olarak veya
konuşma yoluyla açığa çıkarılamayacak veya anlaşılmayacak içsel
(bilişsel ve imgesel) süreçlerin de aydınlanmasına olanak
verebilir.” dedi.
Vajinismusta hipnoz ve hipnoterapi
Vajinismusun; henüz ülkemizde fazlaca bilinmeyen ama sık görülen ve
sayısı her geçen gün artan, yatak odalarında her gece hayatlarının
en büyük korkusunu yaşayan ve cinsellikleri bir kabusa dönüşen
kadınların hastalığı olduğunu söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist
Dr. A.Cem Keçe; “Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye
vajen adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların kasılması, tüm
vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali, kadının
bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açan,
istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı
vajinal kasılmalara vajinismus denir. Halk arasında evli bakireler,
tamamlanmamış evlilik denilir. Vajinismus hipnoz destekli cinsel
terapi ile %100 tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak
vajinismusta hipnoz tek başına yeterli değildir. Önemli olan hipnozu
hipnoterapiye çevirmektir. Bunun için hipnoz altında verilen
telkinler, zihinsel ve imgesel uygulamalar ile endişe, korku ve
kaygılar ortadan kaldırılabilir. Böylece cinsel ilişkinin ağrı ve
acı olmadan olabileceğine dair inanç artar. Bu bağlamda; hipnoterapi
ile hastaların kendilerinin bile farkında olmayıp bilinç dışına
attıkları tüm olumsuz düşünceleri bir yerde su yüzüne çıkararak
adeta çok özel bir farkındalık durumu yaratılmakta ve bu sayede
korku ve kaygıların azaltılması sağlanmaktadır. Ortalama 6 seansta
hipnoz ile değiştirilmiş bilinç hali oluşturulabilir, var olan
zihnin dirençleri ortadan kaldırılabilir ve bilinçdışı süreçlerde
zihinsel manevralar yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları
oluşturan imgeleme teknikleri ile sonuca varılabilir. Bilinçdışı
olaylar çözülür, şartlı refleks ile cinsel birleşme öncesinde
anahtar işaretlerle rahatça kullanılabilen gevşeme teknikleri
öğretilir, kasılma gevşemeyle yer değiştirilir, cinsel birleşme ile
ilgili imajinasyonlar yaşatılır, ruhsal istek ve orgazma ulaşma
konusunda telkinler verilir. Ama burada önemli olan hipnozu yapan
kişinin ne yaptığını bilmesi ve vajinismusun tedavisi konusunda
deneyimli olmasıdır. Çünkü hipnozun vajinismus tedavisinde etkili
olduğuna dair bilgilerimiz kontrollü çalışmalardan çok olgu
sunumlarına dayanmaktadır. Bu da hipnozun cinsel terapiye alternatif
olarak, tek başına daha etkili olduğuna dair elimizde bir kanıt
olmadığı anlamına gelir. Ayrıca vajinismus aile problemlerini de
içeren geniş bir konudur ve yalnızca hipnozu bilmek vajinismusu
tedavi edebilmek anlamına gelmez. Bu neşterle yalnızca karnı açmaya
benzetilebilir. Karnı açmayı biliyorsunuz ama bağırsakların damar
yapısını bilmiyorsanız yanlış damarı kesebilirsiniz. Aslında son
yıllara kadar hipnoz cinsel terapistler tarafından çok kullanılan
bir teknik değildi. Cinsel terapiyi bilen ve uygulayan bir uzman
tarafından uygulandığında çok etkili sonuçlar veren ve Milton H.
Erickson tarafından geliştirilmiş olan hipnotik metafor tekniği;
cinsel terapistlere hipnozu sevdirmiştir. Burada esas olan bilişsel
davranışçı terapilerde temel ilke olan sistematik
duyarsızlaştırmanın hipnotik telkinlerle güçlendirilmesidir.
Uyguladığımız yöntemde hipnoz altında, hastadan ilk olarak vajinis-
musu simgeselleştirmesi istenir. Yani bir metafor üzerinden sıkıntı
veren kaynak bir simgeyle özdeşleştirilir. Örnek olarak hastalar
sıkça vajinismusu bir duvar ile simgeselleştirme eğiliminde olurlar
ve her hipnoz seansında bu duvar küçültülmeye, inceltilmeye, parça
parça yıkılmaya başlar. İkinci olarak problemi linklendirmesi
istenir. Örnek olarak vajinismusunun temelinde bilinçdışı olarak
cinsel taciz olayında donup kalma sonrası yaşanan bir suçluluk
bulunan bir hastaya o an tekrar yaşatılır. Yani taciz ile izole
olmuş ego durumu yeniden aktifleştirilir. Ego destekleyici
yaklaşımlarla o anda daha gerçekçi davranması öğretilir,
kaybettiğini düşündüğü kontrol duygusu tekrar hastaya geri
kazandırılır, fonsiyonel olmayan donup kalma şemasının yerine
fonsiyonel olan “mücadele et”, “savaş”, “bağır ve yardım iste”
veya “o ortamdan kaç” şemaları yerleştirilir. Üçüncü olarak da;
direk, indirek ve hipnoz sonrası telkinler verilebilir (o an
geldiğinde gevşeyeceksin, çok zevk alacaksın vb.), semptom
baskılama, değiştirme veya yer değiştirilmesi yapılabilir
(kasılmanın baskılanarak ortadan kaldırılması, kasılmanın vajinada
bir karıncalanma hissiyle yer değiştirilmesi veya vajina girişinde
hissedilen ağrının yerini sağ ayak bileğine alınması), hipnoanaliz
(geçmişe dönük ayrıntılı bilginin alınması), egonun güçlendirilmesi
için hipnodrama, cinsel taciz vb. travmatik olayların
abreaksiyonu/katarsisi (Geçmişte yaşanılan travmatik hadisenin
bilinçdışında oluşturduğu duygu yükünden arınmadır, duygusal
boşalımdır yani savunma mekanizmaları ile bilinçdışına itilen
olayların bilinç yüzeyine çıkarılması işlemidir. Ayrıca abreaksiyon,
unutulan anı ve yaşantıların hatırlanmasını sağlayan zihinsel
yönünün yanı sıra, bilinçdışına itilmiş olayların uygun bir duygusal
ifade ve boşalma ile yeni baştan yaşanması anlamına gelir.
Abreaksiyonun sonucuna varmak için kullanılan yöntem ise
katarsistir. Abreaksiyon, cinsel terapi ve hipnoterapi sırasında
oluşabilir ve hasta önceden bastırılan duyguları ile mevcut
şikâyetleri arasındaki ilişkiyi bu sayede kavrayabilir. Çeşitli
katartik teknikler kullanılabilir, ancak iki nokta özel pratik önem
taşır. Bunlardan ilki, anıların canlandırılmasının uygun biçimde bir
ifade veya boşalmadan yoksun olmasının cinsel terapi bakımdan
faydalı olmayacağıdır. İkincisi ise, travmatik olayın yakın bir
tarihte ve şiddetli olması halinde, abreaksiyonun başarı derecesinin
genellikle artmasıdır. Bu tekniğin başarılı olması, cinsel
terapistin tecrübesi kadar hastanın göstereceği işbirliğine de
bağlıdır) imge terapi ile sorunu içsel zihin aracılığı ile çözmede
ve katatimi (düş kurarak tedavi, yönlendirilmiş resimsel ruhsal
yaşantı tedavisi veya kişide hipnozdan daha düşük bir düzeyde
gevşeme ile birlikte bedensel bir takım hareket ve durumların
gözlenmesi yardımıyla düş kurmaya çok elverişli bir ortamın
yaratıldığı bir tanı ve tedavi yöntemidir) uygulaması ile
bilinçdışının incelenmesinde hipnoz kullanılabilir.” dedi.
Erken boşalmada hipnoz ve hipnoterapi
Cinsel arzuları normal olan erkeğin isteğinden önce boşalmasına veya
boşalmanın penisin vajinaya girmesinden 5 dakikadan daha kısa bir
sürede olmasına erken boşalma yani premature ejaculation denildiğini
söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm
Bacanak; “Erken boşalan kişi genellikle o an geldiğinde kendini
tutamadığını söyler. Hipnoz destekli cinsel terapi ile erken boşalma
%100 tedavi edilebilir bir hastalıktır” dedi.
Kadınlar hipnoza daha yatkın oluyor
Özellikle kadınların hipnoza çok daha yatkın olduğunun altını çizen
CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Çünkü kadınların
üzerinde var olan toplumsal, ailevi ve dini baskılar nedeniyle
cinselliği çok daha az konuşur ve yaşarlar. Bu nedenle hipnoz
seanslarında kendi cinsellikleri yeniden keşfedebilirler ve
sorunlarına erkeklere göre daha kolay çözüm bulabilirler” dedi.
Otohipnoz (kendi kendine hipnoz) nedir?
Cinsel hastalıkların tedavisinde cinsel terapistlerin çoğu zaman
otohipnoz önerdiklerini ifade eden CİSED Genel Sekreteri Cinsel
Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Otohipnoz kişinin kendi kendini
hipnotize etmesidir. Bunun için hastamıza hipnotik transta iken -Sen
benim seninle olduğumu ve sana yaptığım gibi sana hipnoz için
verdiğim önerileri düşünerek kendi kendini hipnotize edeceksin, sana
vermiş olduğum ve senin kendi kendine verebileceğin aynı uyanma
telkinlerini verebileceksin ki otohipnozdan uyanmama korkusuna sahip
olmana gerek kalmasın. Otomatikman uyanabilmeniz için biri sizin
yanınızda olmalı yada başka bir kişi hipnotik durum esnasında size
gereklidir. Bunun için sağ elinin başparmağını avuç içine, diğer
dört parmağını da onun üzerine kapatıp hafif bir yumruk yapacaksın.
Bu esnada gözlerini kapatacaksın ve sorunun hakkında kendi kendine
telkin vereceksin. Artık kendi kendinin hipnozitörü oldun. Gerektiği
hallerde ve yerde ototelkini kullanıp rahatlayabilirsin. Ancak bu
kendi talebin ile ilgili hazırladığın telkinler doğrultusunda
uygulayabileceksin. Onun dışında kullanmayacaksın. Ortalama tedavi
süren 3-5 seans arasındadır- telkinini veririz. Otohipnozu başarmak
için kullanılan daha az yaygın yollar veya metotlar da vardır.
Bunlar, kasetçalar ile hastayı hipnotize ederek tedavi etmek, tedavi
edici öneriler veya telkinler ve kendi yönteminizle uyanmak gibi
çeşitli metotları içerisine alır. Hipnoz sonrasında hasta kaset
çalacak ve daha sonraki hayali durumlarda hasta kendi kendine
hipnotik duruma girebilecektir. Yazılı telkinlerle ve aynı yolun
uygulanmasıyla bu başarılmıştır” dedi.
Hipnozun yan etkisi yoktur
Farkı cinsel sorunların kaynağına hızlı bir şekilde inebilmeyi
sağlayan hipnozun bilinen bir yan etkisinin olmadığını söyleyen
CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Hipnoz insanlık
tarihi kadar eski ve güvenilir bir yöntemdir, bir şifa, huzur ve
başarı aracıdır. Bilimsel bir yöntemdir. Ancak yine de farklı bir
varoluşla kişinin kendisi hakkında bilinmeyenleri öğrenmesinin bir
yolu olan hipnozun ehil ve deneyimli kişilerce yapılması gerekir.
Çünkü biz hipnozu insanları uyutmak için değil aksine gizli
gerçeklere yandırmak için kullanırız. Hipnoz öze dönüştür. İçsel ve
öz kaynaklarımızın eczaneniz olarak kullanılmasıdır” dedi.
Cinsel sağlık, mutluluk ve başarı içimizde gizlidir
Hipnozun sanılanın aksine başkalarının davranışlarını yönetmek yada
kendi iradelerine aykırı bir biçimde davranmalarını sağlamak amacı
ile kullanılmadığının altını çizen CİSED Genel Sekreteri Cinsel
Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Hipnoz herkesin en olumlu yanları ile
isteklerini gerçekleştirmesine izin veren öz benliğimizi idrak
etmemizde ve doğal ahengi engelleyen duygusal sınırlarımızı yok
etmede etkili olur. Cinsel bir çok sorun ve rahatsızlık, içsel
kavram ve inançlarımızın bir sonucudur. Eğer en içsel duygularımızı
ve inançlarımızı tanımaya, kabul etmeye ve değiştirmeye gönüllüysek,
cinsel sorunlarımıza daha yapıcı çözümler bulabilir ve
rahatsızlıktan tamamen kurtulabiliriz. Cinsel sağlık, mutluluk ve
başarı daima içten kaynaklanır. Düzenli bir şekilde içsel
kaynaklarımızla bağlantı kurduğumuzda iç benliğimizin dikkatimizi
çekebilmesi için bizi hasta etmesine gerek kalmaz. Bu bakımdan
hipnoz aslında hastalığı doğrudan tedavi etmez, hastanın telkin alma
ve kabul etme yetisini arttırır. Hipnoz, kendiliğinden oluşan doğal
bir zihin durumudur. Ayrıca cinsel hastalıkların altında yatan
faktörleri belirlememize yardımcı olur. Çünkü bilinçaltına atılan
bir olay, hipnoz seansı sırasında birden akla gelebilir. Bu da
özellikle insanın doğal dengelerini yeniden kurmasını sağlayarak,
cinsel sorunların çözümüne katkıda bulunur” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin adres ve telefonları
Basın mensuplarına Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin telefon, e-
posta ve web site adresini haberlerinde kullanmaları çağrısında
bulunan CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. A.Cem Keçe; “Değerli
basın mensubu dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz
anketlere katılımın artması ülkemizde yaşanan cinsel sorunların
fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize yarıyor. Ancak haberlerinizde
CİSED e-posta, web site ve 24 saat hizmet veren telefonlarımızın
kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır. Böylece
ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda
bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada
derneğimize verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyorum” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED